Her Bir Dakikada Bir Milyon Plastik Şişe Satılıyor

Plastik Şişelerden Vazgeçebiliriz

Atıkları azaltmak en başta tek kullanımlık doğada çözünmesi zor olan materyallerle başlıyor. Plastikler daha üretilirken tabiata zarar vermeye başlıyor. Harcanan iş gücü, enerji, kullanılan maddeler ve salınan zehirli gazlar bazen sadece bir dakikalık bir kullanım için dünyaya verilen zararın ilk adımı. Sonra ise 500 (ve daha fazla) yıllık ömrü var. İçtiğiniz suyun plastik şişesi sizden en az 5-6 kat daha fazla bu dünya üzerinde kalıyor. Geri dönüşüme giden plastik şişe sayısı satılan sayının yarısından daha az. Bunların da sadece %7’si yeniden şişe yapılarak kullanılıyor.  Her bir dakikada satılan bir milyon plastik şişenin büyü kısmı toprağa ve okyanuslara atılıyor.

Bilim insanlarının hesaplarına göre bu hızda üretim ve tüketim devam ederse 2050 yılında denizlerdeki plastik oranı balık oranından daha fazla olacak. Bu gerçeği bir çok yazıda kullanıyorum, çünkü krizin boyutunu algılamamızda çok somut bir veri olduğunu düşünüyorum.

Okumaya devam et “Her Bir Dakikada Bir Milyon Plastik Şişe Satılıyor”

Atıksız Yaşam Yolculuğu

Atıksız  bir yaşam hedefi uzun bir yolculuk! Ama imkansız değil. En çok neyi yapacağız: denemeler, vazgeçiş, yerine koyma, yeni yollar bulma, alışkanlıklardan ayrılma! Yepyeni hikayelere doğru bir eğlenceli bir yol!

Doğanın eşsiz gücünü tanıyan, onun içinde olduğunda huzur bulan herkesin dünyamıza ‘iyi’ davrandığına inanıyorum. Kendimi de bu konuda yeterince çaba sahibi buluyordum ki ‘Zero Waste’ kavramı ile tanıştım. Ve güm! Yaptıklarımın sadece minicik bir adım olduğunu gördüm. Farkındalığım kısa sürede katlanarak arttı. Baktığım her yerde yapabileceğim ne çok şey olduğunu anladım. Tüm bunlar o kadar keyifli ki!

Bu dönüşümden önceki bölümde neleri yapıyordum? Mutlaka geri dönüşüm, bolca kağıt, plastik, karton ayrıştırma ve teslimi, camların kumbaralara atılması, mümkün olduğunca az kağıt peçete, havlu tüketimi, su tasarrufu, evde yemek pişirme, turşular, domates sosları, sirkeler, kompost! Çelik içecek mataraları her yerde yanımdaydı. Çocuklara okulda kazandırılan iyi bir alışkanlık olduğu için onlar da bunu unutmamayı öğrendiler! Alışverişe kendi çantalarımla gitmek de en sevdiğim alışkanlıklarımdan biri. Çamaşırları soda ve granül sabunla yıkamak (yumuşatıcılarla uzun zaman önce vedalaştık bile). Bulaşık makinesinde de parlatıcı vs gibi zararlı ürünler yerine bitkisel yağlardan yapılan (ama yine plastik paketli satılan) deterjanları kullanıyordum. Ev temizliğinde sadece su, sirke ve arap sabunu kullanıyordum.

Ancak Zero Waste algısı ile evimde her şeyin bir kaç basit malzeme ile hazırlanıp yine hijyen sağlayabileceğini öğrendim. Ne kadar çok plastik tükettiğimizi çok daha net görmeye başladım. Doğala olan sevgimin çok doğru bir yol olduğunu anladım.

Herkesin dünya için yapabileceği bir şeyler var. ‘Sıfır’ olmasa da ‘daha az’ atık hep mümkün. Blogda denediğim yöntemleri anlatacağım. Ne kadar çok kişiye ulaşırsa o kadar çok çaba bir araya gelir. Yapabileceğiniz o kadar çok şey var ki!