Labne (Süzme yoğurt)

Labne diye yediğimiz peynirin tarihinin yine bu zengin topraklarda olduğunu duymuş muydunuz? Ben yıllarca kutuda aldığım Labne’yi ‘Yahu bildiğin süzme yoğurt’ dememe rağmen yabancı bir ürün sanıyordum. Neyse bir süredir aydınlandım 🙂

Labne ismi de ‘Laban, Leben’ kelimelerinden türemiş. Arapçada fermente süt ürünlerine verilen bir isimmiş.

Çok değerli Prof. Dr. Artun Ünsal’ın kaleme aldığı ‘Silivrim Kaymak – Türkiye’nin yoğurtları’ kitabını sipariş verdim. Hemen okumaya başlayacağım. İçinde harika ülkemizin çeşit çeşit yoğurtları var. Birkaç tane sıralayalım: Silivri ateş yoğurdu, Kanlıca yoğurdu, Trabzon’un külek yoğurdu, Bolu’nun keşi, Kilis Yörük yoğurdu, Tatar kozalak yoğurdu, Denizli’nin yanık yoğurdu, Burdur’un kese yoğurdu, Beşikdüzü’nün yoğurt kesmesi, Sivas’ın peskütanı, Kars’ın kremalı kurutu, Hatay’ın tuzlu yoğurdu, Gesi’nin dorak yoğurdu, Muğla’nın kırktokmağı… Belki siz de okumak istersiniz.

Sıfır Atık yaşama adım atmakla beraber kutulu, paketli ürünler hayatımızdan yavaş yavaş çıktı gitti. Labne de bunlardan biriydi. Çocuklar pek memnun olmasa da evde yapmaya başladık. Neden memnun değiller? Çünkü kutudakinin tadını tutturamadım elbet. İçine süt tozu, kıvam arttırıcı, aroma, her neyse eklemediğim için süzme yoğurttan hallice bir sürme peyniri oldu bizim evdeki labne. Ama yine kahvaltı sofrasında özellikle reçellere enfes bir eşlikçi.

Denemek isterseniz nasıl yaptığımı buraya bırakayım. Tarif de diyemedim pek tarif edilecek bir şeyi yok. :))

Evde yaptığınız miss yoğurdunuzun mümkün olduğunca susuz kısmından bir kaba alıp üzerine damak tadınıza göre tuz ekleyin ve iyice karıştırın.

Sonra temiz pamuk tülbentte süzülmesi gerekecek. Bunu kolay halledebilmek için ben çukur kabın üzerine tel süzgeci koyuyorum. Onun üzerine tülbenti serip yoğurdu ortasına koyuyorum. Bir süre bekleyince suyunu damlatmaya başlıyor. O şekilde buzdolabında bir gece bekletiyorum. Dilerseniz bohça şekline getirip üstten bağlayıp asarak da süzebilirsiniz.

Asarak süzme

Süzme işi bittikten sonra ben sızma zeytinyağı ekleyip tekrar karıştırıyorum. Lezzetini zenginleştiriyor. Kapaklı cam kapta buzdolabında 3-4 gün durabiliyor.

Bir sonraki market alışverişinizde Labne peynire yarattığı atık gözünden bir bakın derim. Üçü bir arada olanları var bir de!!

Elveda Pişirme Kağıdı

Pişirme kağıdını alışveriş listelerimizden çıkaralı bir süre oldu. Bu ürünün de rahatlık ekonomisi şartlarından biri olduğunu anlayınca neden onca zaman boşa para harcamışım diye düşünüyorsunuz! Ama olsun, nereden dönersek kar!

Yağlı kağıt veya fırın kağıdı adı ile satılan bu kağıtlar beyazlatıcı ve dioksin içeriği nedeniyle sağlık açısından zararlı. Son zamanlarda zararlı maddeleri içermeyen türlerinin çıktığını bildirenler oldu ama benim aldığım marketlerde onlar yoktu, hala da gidersem gözlem amacıyla bakıyorum, görmüyorum. Ulaşması çok kolay değil diye düşünüyorum.

Sıfır Atık yaşam şekli hayatın içinde gereksiz olan tüm tüketimlerden kurtulmayı hedefliyor. Nasıl naylon poşet, pet şişe, pipet, plastik çatal-bıçak-kaşık kullanmadan yapabiliyorsak fırın kağıdını da kullanmadan yapabiliyoruz. 

Okumaya devam et “Elveda Pişirme Kağıdı”

Badem Sütü

Resim koyduğumda çok soru geldiği için bazı tarifleri buraya da ekliyorum artık! Marketten almak yerine evde yapmak da sıfır atık yaşamın olmazsa olmazlarından.

Süt tüketmeyi bıraktığımda bu tarifi 4-5 günde bir tekrarlıyorum. İki türü var: biri tembel gününüz için, diğeri çalışkan zamanlarınız için.

Okumaya devam et “Badem Sütü”

Bulaşık Makinesi Tozu

Başlığı yazarken bile ‘deterjan’ demek istemediğim anlaşılıyor mu? 🙂

Bulaşık makinesinde kullanılan deterjanlar ne kadar ‘green’, ‘organik’, ‘ekolojik’ de olsa onlara gerçekten ihtiyacımız var mı dediğimizde bu tarifleri denemeye karar verdik. Hepsi farklı. Bazıları size uyabilir, bazıları uymayabilir. Nedenlerinden bahsetmiştik; her bölgenin su kireç oranı, makinelerin çalışma sistemi, bulaşıkların ne kadar makinede beklediği vs vs.

Birini deneyip memnun kalmazsanız diğerine bakın. Maddelerin oranları ile minik minik oynayın. ‘İşte bu’ diyeceğiniz bir tarif mutlaka olacaktır. 

Okumaya devam et “Bulaşık Makinesi Tozu”

Fıstık Ezmesi

Yaşam biçimi değişiklikleri yapmaya başladığımızda ev ahalisinin alışkanlıklarına da sıkça dokunmak zorunda kaldım. Özellikle çocuklar minikliklerinden bu yana çok az abur cubur ve paketli gıda tüketmiş olsalar da ellerinden bu hakkın alınmasına kızıyorlar. 

Evde bir çok şeyi kendimiz hazırlıyoruz. En az miktarda hazır gıda alıyoruz. Çocuklar içinse birkaç kaçamak aralıklarla oluyor. Bunlardan biri de fıstık ezmesi. Doğalını yapan firmalar var. İçinde palm yağı kullanılmış olanları almıyoruz. Ama bu kadar kolayca yapılabilen bir şeyi kendi bildiğimiz içerikler hazırlamak varken neden dışarıdan alalım. Evde yapılabilenler listesine fıstık ezmesi de bu şekilde girdi. Hatta blog için yeni bir kısım açtım: Yeme-İçme Tarifler (Blog Alt Menüde). Hepsinin tariflerine burada yer vereceğim. Belki siz de denemek istersiniz.

Okumaya devam et “Fıstık Ezmesi”

Atıksız Yaşam Nedir?

Atıksız yaşam çöp üretmeden yaşayabilmektir. Sadeleşmektir. Gereksiz olan her şeye açılmış bir savaştır. Dünyamıza bir hediyedir. Doğanın içinde, kendi döngüsünde var olabilmektir.

Zero Waste on yılı aşkın bir süredir dünyada gelişmekte olan bir kavram. İnsan tabiatın dengelerini bozduğunu anlamaya başlayınca yolun sonunun çok keyifli olmadığını gördü. Dönüş çareleri ararken bu enfes haritayı buldu!

Atıksız olabilmek mümkün. Bu hayat şekliyle yaşayan bireyler, aileler bir yılda yarım litrelik kavanozu dolduracak kadar atık üretiyor. Evlerinde çöp kovası bile yok. İyi ama nasıl! Çözümler geri dönüşüm sistemleri değil, çok daha temelden gelen hareketler.

Zero Waste yaşamın 5 temel  prensibi var.

(İngilizcede 5 R olarak geçiyor. Tüm kelimeler ‘R’ harfi ile başlıyor.     Refuse-Reduce-Reuse-Recycle-Rot)

Okumaya devam et “Atıksız Yaşam Nedir?”

Atıksız Okul

Atıklar mavi gezegenin her yanını sarınca yeni farkındalıklar oluşmaya başladı. Plastikler karaları aşıp denizlere, okyanuslara karıştı, besin zincirine girerek sofralarımıza taşındı. Bu gidişe bir dur deme zamanı geldi diyen insanlık atıksız yaşamı kabul etmeye uğraşıyor.

Atıkları azaltmanın yolu yaşamsal değişikliklerle mümkün olabilir. Önce evde başlar, okulda, ofiste, dışarıda, seyahatte devam eder. İşte bu yolda okulların önemi büyük. Neden? Çünkü atık üreten merkezler. Ve çünkü atıksız olmayı öğretebilecek merkezler.

Bir çok okul ‘yeşil okul’ veya ‘eko okul’ kapsamına girdi. Atıksız okul da yeni bir kavram. Kendi çabasıyla ‘atıksız sınıf’ olmayı başaranlar bile var.

Peki neler yapılıyor? Biz burada neler yapabiliriz?

Okumaya devam et “Atıksız Okul”

Limon Portakal Mandalina Sirkesi

Kış gelirken bolca tükettiğimiz meyveler mandalina, portakal ve limonun kabukları temizlikte bir çok şekilde kullanılıyor. Ferah kokusu ve hafif dezenfektan etkisi ile vazgeçemediklerimden.

Elma sirkesi her şey için kullandığım temizleyici. Bu sitrus ailesi de nereden çıkageldi o halde? Yaz bitip de soğuklar başlayınca evde mandalina, portakal tüketimi iyice artıyor. Peki kabukları ne yapacağız? Bahçedeki solucan kompostuna atamıyoruz, çünkü yüksek asit solucanların sevdiği bir şey değil. Bir süre beyaz sirkeye kabukları koyarak kokulandırmasını sağladım. Artık onu da kullanmıyoruz. Değerlendirecek bolca portakal, limon ve mandalina kabuğunuz, cam kavanoz ve onları bekletecek yer varsa haydi siz de başlayın!

Okumaya devam et “Limon Portakal Mandalina Sirkesi”

#delicepaketleme

Bu yeni kampanyaya desteklerinizi bekliyoruz!

Sebzeler, meyveler, aklınıza gelebilecek bir çok ürün gereksiz yere o kadar çok geri dönüştürülemeyen plastiklerle kaplanıyor ki! Dünyanın plastik atık sorunu zaten çok büyük. Bu saçma paketlemeler hukuki düzenlemelere tabi olmalı. 

Gördüğümüz tüm saçma sapan paketlemeyi bu #delicepaketleme hashtagi ile paylaşalım. Farkındalık artsın, hatalar anlaşılsın, yeni çözümler bulunsun.

Bu kesinlikle bir karalama veya kötüleme kampanyası değildir. Aksine iyiye yol alma, düşünüp çözüm üretme adımıdır.

Tüm dünyada #ridiculouspackaging etiketi ile aynı kampanya uygulanmaktadır. Lütfen inceleyin. Benzzer görüntüleri her gün etrafımızda gördüğümüzü anımsayacaksınız.

Özellikle ince ve streç plastikler, straforlar, …. geri dönüştürülememektedir. Dönüşebilenler olsa da ülkemizde bu döngüye girme oranları çok düşük.

Bu sebeplerle gereksiz paketlemelerin kesinlikle önüne geçilmelidir. 

Hashtag yanına kendi oluşturduklarınızı da ekleyin. Yeter ki aynı etiketler çokça ürünü göstersin, farkındalık artsın.

Natürel Lavabo Açıcı

Tıkanan lavabo borularını açmak için yıllarca bize sunulan yüksek derecede toksik ürünleri kullandık. Elimize, gözümüze temas etmek istemediğimiz kimyasalları borulardan yeraltı sularına gönderdik. Su döngüsüne katılan her kötü madde dönüp tekrar bize geliyor. Geçtiği yollarda birçok canlıyı, toprağımızı, akarsu ve denizleri kirletiyor. 

Bu nedenle evinizde bu ürünleri kullanmamaya özen gösterin. Bahsedeceğim tarif çok zorlu tıkanıklıkları açamayabilir, ancak bizim evde  işe yaradı.

Okumaya devam et “Natürel Lavabo Açıcı”