SoftTech

‘Ofiste atıksızlık hedefine nasıl yol alırız?’ diyenlerden biri Soft Tech şirketi oldu.

Farkında olup atıksızlık yoluna çıkmak istedikleri için onlara çok teşekkürler. Harika bir fikir alışverişi yaptık. Kolayca hayata geçirebilecekleri adımlar için hemen harekete geçtiler. Yakın zamanda burada yapılanları da duyurmayı ümit ediyorum.

Şirketlerinde önemli ilkeleri ve bunları temsil eden karakterleri var. Aşağıdaki bisikletli olan da onlardan biri.

Solda görünen karakterlerden Tarık Utku – Tutku. Erkenden yola çıkar, (horoz kafasında) bisikleti ile ofise gelir.

Diğer bir karakter de bana benzeyen ‘Sadenaz’. Onun dediklerine kitaptan göz atın:

Okullarda Atıksız Yaşam Yolu

Eğitimci değilim ama okullara atıksız yaşam ile ilgili eğlenceli aktiviteler ekleyerek çocuklarımıza ayrı bir bilinç kazandırsak fena olmaz mıydı diye düşünüyorum. Bunun için kendi çabalarıyla uğraşan birçok öğretmenle haberleşiyoruz. Enfes yöntemler buluyorlar.

‘Atıksız Sınıf’ uygulaması başlatan öğretmenler var. Sınıfına paketli olan hiçbir tüketimi dahil etmiyor. Tüm malzemeler yeniden kullanılan, yıkanabilen, doldurulabilen ürünler. Atıklarını gübreleştiriyor, yapabilecekleri malzemeleri kendileri hazırlıyorlar.

Ülkemizde de kendi bahçelerine bostan kuran, eken, biçen, sulayıp büyütüp hasat eden bazı okullar var. Sınıftaki etkinliklerine bayıldığım bir özel öğretmen de Hasan Kartal öğretmen. Bahçelerinde ekip biçtikleri bir bölüm var. Ürettiklerini yiyor ve hatta turşusunu bile kuruyorlar. Doğada o kadar çok vakit geçiriyorlar ki bu sevgiyi en derinden yaşıyorlar. İçimi neşeyle dolduruyor yaptıkları. Her gün kalkıp ‘acaba bugün neler yapıyorlar’ diye bakıyorum. Keşke tüm öğrenciler bu şekilde bir öğrenim şansına sahip olsa!

Okumaya devam et “Okullarda Atıksız Yaşam Yolu”

Yapraktan Üretim – Doğaya Dair Güzel Bir Proje

On iki yıl çok sevdiğim çiçekler benim işimdi. Çiçekçi kız Selvi zamanlarımda çocuklar için önerdiğim eğlenceli bir mini proje ‘yapraktan üretim’. Çocuklarla atölye yapmak en sevdiğimdi. Ektik, diktik, suladık, büyüttük, kestik, inceledik, kokladık, yedik.

Çiçekler evimizde doğa ile temasımızı sağlayan en yakın bağ. Miniklere döngüleri anlatacak çok değerli canlılar. Onlar için olduğu kadar bizim için de büyüleyici. Sabah uyanıp heyecanla bakmak isterseniz size de iyi gelebilir.

Okumaya devam et “Yapraktan Üretim – Doğaya Dair Güzel Bir Proje”

Kişisel Bakımda Vazgeçebileceğimiz 5 Plastik Ürün

Sıfır Atık yolculuğuna 2017 yılının son aylarında başladım. Bir online ders için araştırma yaparken bu işi dünyada başlatan Bea Johnson ile karşılaştım. O gün dünyamda bambaşka ışıklar yandı. Yolumun kesişmesi ile ilgili yazıma buradan http://atiksizev.com/2019/04/30/atiksiz-yasam-ile-yollarimiz-nasil-kesisti/ ulaşabilirsiniz.

İlk başta ne kadar çok farklı ürünü gidip gidip aldığınızı fark ediyorsunuz. Sonra ‘Ne gerek varmış!’ anı var. Ondan sonra da içinizde evdeki tüm malzemeyi çöpe yollamak için inanılmaz bir istek duyuyorsunuz. Bir an önce dönüşmek ve yeni-temiz-zehirsiz olana geçmek istiyorsunuz. Ama tabi ki onlar çöpe gidecek şeyler olmamalı. Önce kullanıp bitirmeniz gerekiyor. Bütün detaylar yazıda var aslında. Şimdi asıl konumuza geçelim. Bakım için almaktan vazgeçebileceklerimiz!

Okumaya devam et “Kişisel Bakımda Vazgeçebileceğimiz 5 Plastik Ürün”

Atıksız Yaşam ile Yollarımız Nasıl Kesişti

Doğaya aşık insanların evladı olarak dünyaya gelmişim. İsmim, soyadım bile ağaçtan. Selvi Kayın. Küçüklüğüm dağ, bayır, piknik, çayır gezerek geçti. Balkonu, saksıları cıvıl cıvıl bir annenin; terası hiç boş olmayan bir anneannenin çocuğuyum. O terastan ne çilekler, dutlar, biberler, güller yedik. Evet reçeli yapılan güllerden yerdik. Ankara’nın soğuğunda terasta hiçbir şey kalmamışsa evin içindeki bitkiye portakal bağlardı anneannem. Ağaçtan meyve toplardık evin içinde :))

İşte böyle geçen yıllar beni bu gezegene hayran bir birey yaptı.

Biz de doğa sevgisi ile büyüyen çocuklar yetiştirmek için uğraşıyoruz.
Okumaya devam et “Atıksız Yaşam ile Yollarımız Nasıl Kesişti”

2018’den beri hiç almadığım 10 şey

Atıksız yaşam kullandığımız her ürünü sorgulamamızı sağlıyor. Düşünmeden aldığımız ve zaten bir gereklilik olarak gördüğümüz ürünler gerçekten de öyle mi? Denemeye başlayınca anlıyorsunuz ki öyle değil. Temel birkaç ihtiyacımız var, o kadar!

Blogumda çeşitli yazılarla evde nasıl temizlik yaptığımızdan bahsediyorum. Bu yöntemleri dünya çapında atıksız yaşam süren diğer kişilerden öğreniyorum. Ve sizlerle paylaşıyorum ki çoğalalım, güzel dünyamızı korumaya çabalayalım.

Bu keyifli yolculukta alışveriş alışkanlıklarım çok değişti. Hiçbir zaman çok alışveriş meraklısı bir kişi değildim ama evimin ‘temel’ sandığım ihtiyaçları için markete gidiyor ve plastik paketlemeli bir sürü ürün alıp dönüyordum. Bilinçlendikçe markete gitmeye de gerek kalmadı.

Okumaya devam et “2018’den beri hiç almadığım 10 şey”

Hardal

‘Kendin yap’ serisine hardal ile devam ediyorum. Instagramda takip ettiğim bir hesaptan tarifi alıp koymuştum bir kenara. Bir süredir yapıyorum. Fotoğrafı çekerken hesap adını almamışım. O yüzden bildiğiniz biri ise lütfen yazın, ekleyelim.

Atıksız yaşama çabalarımda bu tür pratik tariflerle karşılaşınca ne kadar mutlu oluyorum anlatamam. Sizlerle de paylaşıyorum ki benim gibi mutlu olanların sayısı artsın!

Hardal benim için çok keyifli bir lezzet arttırıcı ve alırken seçici davranabildiğim bir ürün. Cam kavanozlarda satılanlar her zaman tercihim, ama ister istemez içinde raf ömrünü uzatıcı maddeler oluyor. Bu nedenle kendi hardalımı yapıyor olmak çok tatmin edici.

Okumaya devam et “Hardal”

Labne (Süzme yoğurt)

Labne diye yediğimiz peynirin tarihinin yine bu zengin topraklarda olduğunu duymuş muydunuz? Ben yıllarca kutuda aldığım Labne’yi ‘Yahu bildiğin süzme yoğurt’ dememe rağmen yabancı bir ürün sanıyordum. Neyse bir süredir aydınlandım 🙂

Labne ismi de ‘Laban, Leben’ kelimelerinden türemiş. Arapçada fermente süt ürünlerine verilen bir isimmiş.

Çok değerli Prof. Dr. Artun Ünsal’ın kaleme aldığı ‘Silivrim Kaymak – Türkiye’nin yoğurtları’ kitabını sipariş verdim. Hemen okumaya başlayacağım. İçinde harika ülkemizin çeşit çeşit yoğurtları var. Birkaç tane sıralayalım: Silivri ateş yoğurdu, Kanlıca yoğurdu, Trabzon’un külek yoğurdu, Bolu’nun keşi, Kilis Yörük yoğurdu, Tatar kozalak yoğurdu, Denizli’nin yanık yoğurdu, Burdur’un kese yoğurdu, Beşikdüzü’nün yoğurt kesmesi, Sivas’ın peskütanı, Kars’ın kremalı kurutu, Hatay’ın tuzlu yoğurdu, Gesi’nin dorak yoğurdu, Muğla’nın kırktokmağı… Belki siz de okumak istersiniz.

Okumaya devam et “Labne (Süzme yoğurt)”

Elveda Pişirme Kağıdı

Pişirme kağıdını alışveriş listelerimizden çıkaralı bir süre oldu. Bu ürünün de rahatlık ekonomisi şartlarından biri olduğunu anlayınca neden onca zaman boşa para harcamışım diye düşünüyorsunuz! Ama olsun, nereden dönersek kar!

Yağlı kağıt veya fırın kağıdı adı ile satılan bu kağıtlar beyazlatıcı ve dioksin içeriği nedeniyle sağlık açısından zararlı. Son zamanlarda zararlı maddeleri içermeyen türlerinin çıktığını bildirenler oldu ama benim aldığım marketlerde onlar yoktu, hala da gidersem gözlem amacıyla bakıyorum, görmüyorum. Ulaşması çok kolay değil diye düşünüyorum.

Sıfır Atık yaşam şekli hayatın içinde gereksiz olan tüm tüketimlerden kurtulmayı hedefliyor. Nasıl naylon poşet, pet şişe, pipet, plastik çatal-bıçak-kaşık kullanmadan yapabiliyorsak fırın kağıdını da kullanmadan yapabiliyoruz. 

Okumaya devam et “Elveda Pişirme Kağıdı”