2018’den beri hiç almadığım 10 şey

Atıksız yaşam kullandığımız her ürünü sorgulamamızı sağlıyor. Düşünmeden aldığımız ve zaten bir gereklilik olarak gördüğümüz ürünler gerçekten de öyle mi? Denemeye başlayınca anlıyorsunuz ki öyle değil. Temel birkaç ihtiyacımız var, o kadar!

Blogumda çeşitli yazılarla evde nasıl temizlik yaptığımızdan bahsediyorum. Bu yöntemleri dünya çapında atıksız yaşam süren diğer kişilerden öğreniyorum. Ve sizlerle paylaşıyorum ki çoğalalım, güzel dünyamızı korumaya çabalayalım.

Bu keyifli yolculukta alışveriş alışkanlıklarım çok değişti. Hiçbir zaman çok alışveriş meraklısı bir kişi değildim ama evimin ‘temel’ sandığım ihtiyaçları için markete gidiyor ve plastik paketlemeli bir sürü ürün alıp dönüyordum. Bilinçlendikçe markete gitmeye de gerek kalmadı.

Peki ya neleri almayı bıraktım?

  1. Çamaşır makinesi deterjanı. Sentetik kimyasallarla dolu bu malzemeler hem sağlığımızı, hem dünyamızı kötü yönde etkiliyor. Eskiden çamaşırlar nasıl yıkanıyormuş diye baktığımızda doğadan gelen materyalleri görüyoruz. Birinci malzeme su. Sonrasında kül, kostik, ayakla çiğneme ve çitileme yöntemleri…Günümüze gelindiğindeyse mikro ağartıcılar, parfümler, renk koruyucular. Tamamı sentetik kimyasal. Bu nedenle deterjan almıyor ve evde yaptığım karışımı kullanıyorum. Tarif için tıklayabilirsiniz. http://atiksizev.com/2018/05/07/4-malzeme-ile-camasir-tozu-tarifi/
  2. Bulaşık makinesi deterjanı. Yemek yediğim çatal, kaşık, tabak, içtiğim bardak adını bilmediğim maddelerle kaplı olunca mutsuz oldum. Farklı tarifler sayesinde bu ürüne de elveda diyebildim. Tarifler >> http://atiksizev.com/2018/09/19/limonlu-bulasik-sivisi/ http://atiksizev.com/2018/11/10/bulasik-makinesi-tozu/
  3. Çamaşır yumuşatıcısı. Alerjik kaşıntı sayesinde vücuduma olan zararlarını öğrendim ve çok uzun zaman önce kendisine veda ettim. Onun yerine (aklıma geldiğinde) yumuşatıcı gözüne evde yaptığım sirkelerden koyuyorum. Koymasam da oluyor.
  4. Bulaşık parlatıcısı. Limonlu bulaşık sıvısı tarifini denerseniz cam bardak ve gereçleri parlattığını fark edeceksiniz. Ama daha parlak olsun diyenler bulaşık makinesinin parlatıcı gözüne sirke koyabililr.
  5. Çamaşır Suyu. Belki de en zararlı ve en çok kullanılan zehir. Ama farkında değiliz. Belki bugün sizin için bunu fark ettiğiniz gün olacak. Bizim evde 2 yıldır kullanılmıyor ve çok şükür ki hastalıklar, mikroplar bizi ele geçirmiş değil. Onun yerine ne kullanıyoruz? Çoğu bakterinin üstesinden gelebilen sirkelerimizi http://atiksizev.com/2018/04/04/elma-sirkesi-coplerinden/ ve karbonatı http://atiksizev.com/2018/09/04/temizlikte-sodyum-bikarbonat/
  6. Camsil. Onun yerine 1:1 oranında sirke ve su karışımını spreyli şişenize doldurup kullanabilirsiniz. Sirke kokusundan şikayet etmenize de gerek yok. Havalandığında hemen uçup gidiyor.
  7. Sıvı sabun. Plastik paketlemesi dünyadan 500+ yıl yok olmazken içeriğindeki zararlı maddeler de suya, toprağa karışıyor. Bu nedenle artık almıyoruz ve yerine evdeki zeytinyağı sabununu kullanarak az miktarlarda sıvı sabun üretiyoruz. Olmasa da olur ama çocuklar için pratik olduğundan yapıyorum.
  8. Bulaşık deterjanı. Sağlıksız içerik nedeniyle terk ettiklerimizden. Elde yıkanan bulaşıklarda onun yerine zeytinyağı sabununu kullanıyoruz. İtiraf etmeliyim ki hafif bir kalıntısı kalıyor ama içeriği zararlı değil. Bir de sık sık borularınızı sıcak su, sirke ve karbonatla açmanız gerekiyor.
  9. Bulaşık süngeri. Tamamen plastik materyalden üretilen bulaşık süngeri de tek kullanımlık plastikler kategorisinde bence. Kullanılıyor ve atılıyor. Ama yok olmuyor. Çok uzun zamandır almıyorum ve evde onun yerine koyduğum örme lif o kadar dayanıklı çıktı ki 1 yıldır kullanıyorum. Çamaşır makinesinde de yıkanabiliyor ama nadiren atıyorum. Akşam sirkeli suda bekletiyorum ve herhangi bir mikrop da kaldıysa yok oluyor.
  10. Sarı bez. Oldum olası sevemedim ve aslında almıyordum ama evlerde alışveriş listesinin vazgeçilmezlerinden olduğu için bu sıralamada ondan da bahsedeceğiz. Plastik içeriği olduğunu çoğu kimse bilmiyor. Belki bilse kullanmayacak olanlar var. Yerine bizim evde eskiyen havlulardan kesilip dikilen parçalar kullanılıyor ve inanın eskimiyorlar. Almayın, gerçekten gerek yok sarı bezlere!

Liste bitti sanmayın. Sonraki yazılarımda bakım, seyahat ve ev için neler ALMADIĞIMI da yazacağım!

Labne (Süzme yoğurt)

Labne diye yediğimiz peynirin tarihinin yine bu zengin topraklarda olduğunu duymuş muydunuz? Ben yıllarca kutuda aldığım Labne’yi ‘Yahu bildiğin süzme yoğurt’ dememe rağmen yabancı bir ürün sanıyordum. Neyse bir süredir aydınlandım 🙂

Labne ismi de ‘Laban, Leben’ kelimelerinden türemiş. Arapçada fermente süt ürünlerine verilen bir isimmiş.

Çok değerli Prof. Dr. Artun Ünsal’ın kaleme aldığı ‘Silivrim Kaymak – Türkiye’nin yoğurtları’ kitabını sipariş verdim. Hemen okumaya başlayacağım. İçinde harika ülkemizin çeşit çeşit yoğurtları var. Birkaç tane sıralayalım: Silivri ateş yoğurdu, Kanlıca yoğurdu, Trabzon’un külek yoğurdu, Bolu’nun keşi, Kilis Yörük yoğurdu, Tatar kozalak yoğurdu, Denizli’nin yanık yoğurdu, Burdur’un kese yoğurdu, Beşikdüzü’nün yoğurt kesmesi, Sivas’ın peskütanı, Kars’ın kremalı kurutu, Hatay’ın tuzlu yoğurdu, Gesi’nin dorak yoğurdu, Muğla’nın kırktokmağı… Belki siz de okumak istersiniz.

Sıfır Atık yaşama adım atmakla beraber kutulu, paketli ürünler hayatımızdan yavaş yavaş çıktı gitti. Labne de bunlardan biriydi. Çocuklar pek memnun olmasa da evde yapmaya başladık. Neden memnun değiller? Çünkü kutudakinin tadını tutturamadım elbet. İçine süt tozu, kıvam arttırıcı, aroma, her neyse eklemediğim için süzme yoğurttan hallice bir sürme peyniri oldu bizim evdeki labne. Ama yine kahvaltı sofrasında özellikle reçellere enfes bir eşlikçi.

Denemek isterseniz nasıl yaptığımı buraya bırakayım. Tarif de diyemedim pek tarif edilecek bir şeyi yok. :))

Evde yaptığınız miss yoğurdunuzun mümkün olduğunca susuz kısmından bir kaba alıp üzerine damak tadınıza göre tuz ekleyin ve iyice karıştırın.

Sonra temiz pamuk tülbentte süzülmesi gerekecek. Bunu kolay halledebilmek için ben çukur kabın üzerine tel süzgeci koyuyorum. Onun üzerine tülbenti serip yoğurdu ortasına koyuyorum. Bir süre bekleyince suyunu damlatmaya başlıyor. O şekilde buzdolabında bir gece bekletiyorum. Dilerseniz bohça şekline getirip üstten bağlayıp asarak da süzebilirsiniz.

Asarak süzme

Süzme işi bittikten sonra ben sızma zeytinyağı ekleyip tekrar karıştırıyorum. Lezzetini zenginleştiriyor. Kapaklı cam kapta buzdolabında 3-4 gün durabiliyor.

Bir sonraki market alışverişinizde Labne peynire yarattığı atık gözünden bir bakın derim. Üçü bir arada olanları var bir de!!

Elveda Pişirme Kağıdı

Pişirme kağıdını alışveriş listelerimizden çıkaralı bir süre oldu. Bu ürünün de rahatlık ekonomisi şartlarından biri olduğunu anlayınca neden onca zaman boşa para harcamışım diye düşünüyorsunuz! Ama olsun, nereden dönersek kar!

Yağlı kağıt veya fırın kağıdı adı ile satılan bu kağıtlar beyazlatıcı ve dioksin içeriği nedeniyle sağlık açısından zararlı. Son zamanlarda zararlı maddeleri içermeyen türlerinin çıktığını bildirenler oldu ama benim aldığım marketlerde onlar yoktu, hala da gidersem gözlem amacıyla bakıyorum, görmüyorum. Ulaşması çok kolay değil diye düşünüyorum.

Sıfır Atık yaşam şekli hayatın içinde gereksiz olan tüm tüketimlerden kurtulmayı hedefliyor. Nasıl naylon poşet, pet şişe, pipet, plastik çatal-bıçak-kaşık kullanmadan yapabiliyorsak fırın kağıdını da kullanmadan yapabiliyoruz. 

Okumaya devam et “Elveda Pişirme Kağıdı”

Atıksız Yaşam Nedir?

Atıksız yaşam çöp üretmeden yaşayabilmektir. Sadeleşmektir. Gereksiz olan her şeye açılmış bir savaştır. Dünyamıza bir hediyedir. Doğanın içinde, kendi döngüsünde var olabilmektir.

Zero Waste on yılı aşkın bir süredir dünyada gelişmekte olan bir kavram. İnsan tabiatın dengelerini bozduğunu anlamaya başlayınca yolun sonunun çok keyifli olmadığını gördü. Dönüş çareleri ararken bu enfes haritayı buldu!

Atıksız olabilmek mümkün. Bu hayat şekliyle yaşayan bireyler, aileler bir yılda yarım litrelik kavanozu dolduracak kadar atık üretiyor. Evlerinde çöp kovası bile yok. İyi ama nasıl! Çözümler geri dönüşüm sistemleri değil, çok daha temelden gelen hareketler.

Zero Waste yaşamın 5 temel  prensibi var.

(İngilizcede 5 R olarak geçiyor. Tüm kelimeler ‘R’ harfi ile başlıyor.     Refuse-Reduce-Reuse-Recycle-Rot)

Okumaya devam et “Atıksız Yaşam Nedir?”

Atıksız Okul

Atıklar mavi gezegenin her yanını sarınca yeni farkındalıklar oluşmaya başladı. Plastikler karaları aşıp denizlere, okyanuslara karıştı, besin zincirine girerek sofralarımıza taşındı. Bu gidişe bir dur deme zamanı geldi diyen insanlık atıksız yaşamı kabul etmeye uğraşıyor.

Atıkları azaltmanın yolu yaşamsal değişikliklerle mümkün olabilir. Önce evde başlar, okulda, ofiste, dışarıda, seyahatte devam eder. İşte bu yolda okulların önemi büyük. Neden? Çünkü atık üreten merkezler. Ve çünkü atıksız olmayı öğretebilecek merkezler.

Bir çok okul ‘yeşil okul’ veya ‘eko okul’ kapsamına girdi. Atıksız okul da yeni bir kavram. Kendi çabasıyla ‘atıksız sınıf’ olmayı başaranlar bile var.

Peki neler yapılıyor? Biz burada neler yapabiliriz?

Okumaya devam et “Atıksız Okul”

Limon Portakal Mandalina Sirkesi

Kış gelirken bolca tükettiğimiz meyveler mandalina, portakal ve limonun kabukları temizlikte bir çok şekilde kullanılıyor. Ferah kokusu ve hafif dezenfektan etkisi ile vazgeçemediklerimden.

Elma sirkesi her şey için kullandığım temizleyici. Bu sitrus ailesi de nereden çıkageldi o halde? Yaz bitip de soğuklar başlayınca evde mandalina, portakal tüketimi iyice artıyor. Peki kabukları ne yapacağız? Bahçedeki solucan kompostuna atamıyoruz, çünkü yüksek asit solucanların sevdiği bir şey değil. Bir süre beyaz sirkeye kabukları koyarak kokulandırmasını sağladım. Artık onu da kullanmıyoruz. Değerlendirecek bolca portakal, limon ve mandalina kabuğunuz, cam kavanoz ve onları bekletecek yer varsa haydi siz de başlayın!

Okumaya devam et “Limon Portakal Mandalina Sirkesi”

#delicepaketleme

Bu yeni kampanyaya desteklerinizi bekliyoruz!

Sebzeler, meyveler, aklınıza gelebilecek bir çok ürün gereksiz yere o kadar çok geri dönüştürülemeyen plastiklerle kaplanıyor ki! Dünyanın plastik atık sorunu zaten çok büyük. Bu saçma paketlemeler hukuki düzenlemelere tabi olmalı. 

Gördüğümüz tüm saçma sapan paketlemeyi bu #delicepaketleme hashtagi ile paylaşalım. Farkındalık artsın, hatalar anlaşılsın, yeni çözümler bulunsun.

Bu kesinlikle bir karalama veya kötüleme kampanyası değildir. Aksine iyiye yol alma, düşünüp çözüm üretme adımıdır.

Tüm dünyada #ridiculouspackaging etiketi ile aynı kampanya uygulanmaktadır. Lütfen inceleyin. Benzzer görüntüleri her gün etrafımızda gördüğümüzü anımsayacaksınız.

Özellikle ince ve streç plastikler, straforlar, …. geri dönüştürülememektedir. Dönüşebilenler olsa da ülkemizde bu döngüye girme oranları çok düşük.

Bu sebeplerle gereksiz paketlemelerin kesinlikle önüne geçilmelidir. 

Hashtag yanına kendi oluşturduklarınızı da ekleyin. Yeter ki aynı etiketler çokça ürünü göstersin, farkındalık artsın.

Natürel Lavabo Açıcı

Tıkanan lavabo borularını açmak için yıllarca bize sunulan yüksek derecede toksik ürünleri kullandık. Elimize, gözümüze temas etmek istemediğimiz kimyasalları borulardan yeraltı sularına gönderdik. Su döngüsüne katılan her kötü madde dönüp tekrar bize geliyor. Geçtiği yollarda birçok canlıyı, toprağımızı, akarsu ve denizleri kirletiyor. 

Bu nedenle evinizde bu ürünleri kullanmamaya özen gösterin. Bahsedeceğim tarif çok zorlu tıkanıklıkları açamayabilir, ancak bizim evde  işe yaradı.

Okumaya devam et “Natürel Lavabo Açıcı”

Limonlu Bulaşık Makinesi Sıvısı

Bulaşık makinesine koyduğumuz kimyasal yüklü tabletleri, jelleri oldum olası sevmedim. Bulaşığın yüzeyinden tam olarak temizlenmediğini, tabaklarımızın, çatal, bıçaklarımızın üzerinde kalan toksik maddeleri yemeğe devam ettiğimizi bilmek pek hoşuma gitmiyordu.

Yerine ne koyabilirim diye araştırmalar yaptım. Birçok insan farklı tarifler denemiş, paylaşmış. Ben de bunlar arasından hazırlayıp kullandıklarıma burada yer vereceğim. 

Okumaya devam et “Limonlu Bulaşık Makinesi Sıvısı”

At Kestanesi Çamaşır Yıkama Suyu

Dünyanın farklı bölgelerinde insanlar yıllardan beri değişik yöntemlerle, araçlarla çamaşır yıkıyor. Bunlardan biri de tropik iklimlerde kullanılan sabun cevizleri (soap nuts). Bu sert kabuklu meyve ‘Sapindus’ türü ağaçlara ait. Bir kimyasal bileşik olan Saponin içeriği nedeniyle su ile karıştığında köpürerek sabun etkisi yaratıyor. Bu şekilde de özellikle Hindistan’da uzun yıllardır çamaşır yıkamak için kullanılıyor.

Ne güzel değil mi? Yeryüzüne zarar vermeden, toksik atıklar yaratmadan temizleyebilmek!

Okumaya devam et “At Kestanesi Çamaşır Yıkama Suyu”