Kişisel Bakımda Vazgeçebileceğimiz 5 Plastik Ürün

Sıfır Atık yolculuğuna 2017 yılının son aylarında başladım. Bir online ders için araştırma yaparken bu işi dünyada başlatan Bea Johnson ile karşılaştım. O gün dünyamda bambaşka ışıklar yandı. Yolumun kesişmesi ile ilgili yazıma buradan http://atiksizev.com/2019/04/30/atiksiz-yasam-ile-yollarimiz-nasil-kesisti/ ulaşabilirsiniz.

İlk başta ne kadar çok farklı ürünü gidip gidip aldığınızı fark ediyorsunuz. Sonra ‘Ne gerek varmış!’ anı var. Ondan sonra da içinizde evdeki tüm malzemeyi çöpe yollamak için inanılmaz bir istek duyuyorsunuz. Bir an önce dönüşmek ve yeni-temiz-zehirsiz olana geçmek istiyorsunuz. Ama tabi ki onlar çöpe gidecek şeyler olmamalı. Önce kullanıp bitirmeniz gerekiyor. Bütün detaylar yazıda var aslında. Şimdi asıl konumuza geçelim. Bakım için almaktan vazgeçebileceklerimiz!

‘Bir yerden başla’ listesi:

  1. Plastik Diş Fırçası. Benim ilk adımım diş fırçası oldu. Zaten eskiyen fırçamın yenisini almak yerine bambu olanını aldım. Neden bambu? Çünkü yılda en az iki kere değiştirdiğimiz plastik diş fırçaları 500 yıldan fazla yeryüzünde atık olarak kalıyor. 8 milyar nüfusun diş fırçası kullanan kesimi için bu sayıyı çarpıp hesaplarsanız çok basamaklı bir plastik atığı olduğunu kolayca fark edebilirsiniz. Bambu ise (fırça kısmı malesef hala naylon) naylon kıllarından ayrıldıktan sonra bir toprağa bile gömülerek dönüştürülebiliyor. Bambu çok hızlı büyüyen bir bitki olduğu için sürdürülebilirliği de tartışılmaz. Önümüzdeki yıllarda ülkemizde de ham madde olarak üretilir belki. Anti bakteriyel özellikleri var. Ama fırçanızı kullandıktan sonra kurumasını sağlamanız gerekli.
  2. Şampuan – Saç Kremi. Şampuan da bittikçe yeniden plastik pakette aldığımız ve kişi başı tüketim temelinde baktığımızda atık yığınına etki eden bir kalem. Bu nedenle dünyada iki çözüm yaygınlaşmakta. Birincisi kendi kabımızla gidip toptan alım olanağı. İkincisi de katı şampuan. Saç yapısı nedeniyle herkes anneanne usulü zeytinyağı sabunu ile memnun kalamayabiliyor. Ben onlardanım. Saçlarım zaten kuru. Sabunla (ve arkasından sirkeli su ile durulama yapmama rağmen) daha kötü bir hal aldı. Ülkemizde henüz toptan şampuan satışı da olmadığı için katı şampuanı doğru bilgiyle üreten Mediflorafarm’dan aldım. Bu katı şampuan ve saç kremini hala kullanıyorum. Dükkan bölümümüzde satışı var. Blogda ‘Mağaza’ adımından geçebilirsiniz.
  3. Diş macunu. Sıklıkla kullanıp plastik paketini attığımız bir başka ürün de diş macunu. Uzun süredir bunu da almıyorum. Yerine hindistan cevizi yağı – karbonat – nane yağı karışımımı kullanıyorum. Birçok farklı tarif de mevcut. Bu karışımı denemek isterseniz tarif için http://atiksizev.com/2018/03/27/dis-temizliginde-sadeles/ geçebilirsiniz.
  4. Duş jeli. Mis gibi binbir kokulu çeşidi olan duş jeli de güzel dünyamızın denizlerine ve toprağına zehirli sentetik kimyasallar dolduran bir ürün maalesef. Vazgeçmek de o kadar zor değil. Artık doğal sabunlar o kadar güzel esansiyel yağlarla yapılıyor ki onlar hem temiz hem mis kokulu. Plastik paketlemeden yine bahsetmeme gerek yok galiba!
  5. Nemlendirici krem. Cildim de saçım gibi kuru olduğu için ben nemlendiriciye hep ihtiyaç duyuyorum. Alıyordum, bitiyordu, atıyordum, yenisini alıyordum!! Hmm…Meğer ne çok zarar vermişim bu dünyaya. Fark etmek güzel. Biraz pişmanlık da var hikayenin içinde. Ama sonra elimden geleni yapmak hafifletici az da olsa. Çok uzun zamandır sadece yağları ve kendi yaptığım bal mumu kremimi kullanıyorum. Vücut, el, ayak, saç uçları, her şeye yarıyor. Tarif burada >> http://atiksizev.com/2018/04/11/bal-mumu-kremi/

Ne dersiniz? Sizde de ışık yakıyor mu bunlar? Belki birinden başlarsınız. Tamamını yapmak asıl amaç olmasa da olur. Kişisel çabalar değerli. Atacağınız her adım bu güzel gezegene fayda sağlayacak. Unutmayın 8 milyar kişiyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir